Aslı Üveysin Neslihan Tamer ve Avanelerinin İftiralarına Cevabı

Kimin kuklası, kimin oyuncağısın zahirde bilmiyorum ama batında iblisin kuklası olmuşsun haberin yok. Sen kime hizmet ediyorsun acaba? Bu sözlerin hiç biri sana ait değil, bunu sende adın gibi biliyorsun. Üveysliği kötülemeyi kendine iş edinmişsin. İtikadı bozuk olan asıl sizlersiniz. Biz kimseyi zorla almıyor. Sen gel, sen gelme demiyoruz. “Allah dilemese dalında yaprak kıpırdamaz.”En’am suresi 59.ayet. Bu ayeti iyi okuyup tefekkür etmelisiniz. Hayatımızda hiçbir şey hiçbir olay yok ki, Kuran’da yeri olmasın. Kaynaklar bulmuş, araştırmalar yapmış, anlatılanları kendinizce yorumlayıp, insanlara empoze etmeye çalışıyorsun. Peki, Müslümansanız madem, neden bir kez olsun Yüce Kitabımız Kuran’ı Kerim’i açıp bakmıyorsunuz. Niye ayetlerle desteklemiyorsunuz savunduğunuz saçmalıkları? Bizlerin yaşadıklarına verilen ilimlere karşı uydurduğunuz sözde araştırmalar ile elde ettiğinizi sandığınız bilgilerinizin doğruluğuna ne kadar güveniyorsunuz. Doğru olanlarıda kendinizce yorumlar katarak kendinizce başka anlamlar yükleyerek doğruluğundan uzaklaştırıp, insanlara bunları dayatmak size ne sağlıyor? Ne kazancınız var? Rabbin katında daha mı kıymetli olacağınızı sanıyorsunuz? Yazık, çok yanılıyorsunuz, çok yazık.

Allah’ın zatını kimse göremez, bizde Allah’ın zatını göreceksiniz diye iddia etmiyoruz. Allah’ın o kulun imanı ve itikadı ve yaptığı ameller ve ibadetler ölçüsünde o kul üzerinde Allah’ın isim ve esmalarının tecelli etmesidir. Allah’ın kuluna bak seni sevdim, kendinden çok başkalarını kurtarmak için gayretini sevdim demesidir. Marifet yoksunu kimselerin bunlarını anlamasını zaten beklemiyoruz. Allah dilediğine dilediği kadar ilminden verir. Karşı tezleri sürdüğünüz her şeyin içinde kemdiniz battığınız için deli saçmasından başka bir şey yapmıyorsunuz. İnsanları imanından, ibadetlerinden geri durdurmak, onları doğru yoldan sapıttırmak için yaptıklarınızda elinize ne geçecek. Ne elde edeceksiniz? Üveyslik çıkarmaya çalışıp, akıllarını cezbettiğiniz kişileri kendi tarafınıza çekerek ne yapma planındasınız? Hiç mi Kuran okumazsınız. Veyl o kimselere diyor, Rabbimiz Kuran’da. Tamda sizi anlatıyor, gafletten uyanıp, görmekten acizsiniz. Siz ve taptıklarınız, Cehenneme girecek olanlardan başkasını saptıramaz. Saffat Suresi 161-163 ayetler.
Hiçbir şey anlamamışsınız. Düşünmediğiniz için ne anlayacaksınız ki zaten. Muharrem Öğretmenimiz ve bizlerin tarikat düşmanlığı yaptığı yoktur. Geçmişteki tarikatlara haktır ve gerçektir. Geçmişteki şeyhlerin, bize manada öğretmen olarak verilen Allah Dostlarının ayağının bastığı toprağı öperiz biz.  Asla itiraz ve düşmanlık ile alakası yok bizim söylediklerimizin. Sizin Kuran’ı Kerim’i hiç okumadığınız nasıl da belli oluyor. Fatiha suresinde “yalnız sana ibadet eder ve yanız senden yardım isteriz” diyoruz. Günde kırk küsur kere. Fatiha’sız namaz olmaz, Fatiha’sız dualar hediyeler yerine ulaşmaz. Allah ile aramızda kimse yok. Bunu anlamaktan ve idrak etmeyi bırak zaten uzaksınız da idrak etmeye çalışmaktan bile uzaksınız. Sorun Rabbinize. Hak mı batılmı? Bir sorun Allah aşkına. Rabbimiz size göstersin. Kim doğru kim yanlıştadır? Kuran’ı bir kere olsun anlamak için okumamışsınız. Kuran neden Arapça indirildi? Okunsun, anlaşılsın, hayatlarımıza sokalım, onunla amel edelim diye. Ama sizler önünüzde Rabbimizden indirilmiş tek rehber kitabımız Kuran’ımız dururken karşıt tezde araştırmalar yapmış ve bunları kendilerinizce yorumlar katarak ortaya sürmeye çalışıyorsunuz. Araştıracaksanız Kuran’ı okuyun, araştırın. Elmalılı Hamdi Yazır’ın “Hak dini Kuran dili” tefsiri ile İsmail Hakkı Bursevi Hazretlerinin “Ruhul Beyan” tefsirini okuyun. Oradan açıklamalar yapın madem. Onların bir tanesinin içinde sizin savunduğunuz saçmalıkları bulabilir misiniz? Hayır. Okumuyorsunuz ki. İnternete yazıyorsunuz, iki dakikada bilgi karşımızda. Her yazılana da inanıyorsunuz birde yetmezmiş gibi kendi kıt zekânızla yorum katıyorsunuz. Nerede Kuran? Nerede Peygamber Efendimizin(sav) hadisleri? Hadi bir tanesinden örnek verin. Veremezsiniz. Okumadığınız için araştırmadığınız için veremezsiniz. Araştırsanız bile düşünmekten tefekkür etmekten uzak yaşıyorsunuz. Ne kadar az ve kıt düşünüyorsunuz. Asıl rehberinizden haberiniz yok.

En’am 148. Ayette Rabbim buyuruyor: “ İlim denilecek bir şeyiniz var mı çıkarıp veresiniz?” yok. Olmadığı gibi Allah’ın ilmini de karşısınız. İlk başta Kuran okumayarak kaybediyorsunuz.

“Nefsini bilen Rabbini bilir” diyor Şanlı peygamber Efendim(sav). Yaptığınız, dağıttığınız zikirler ile nefsinizi gördünüz mü? Gösterdi mi Rabbim size nefsinizin hangi hayvan sıfatında olduğunu? İyi ki görmemişsiniz. Çünkü görseydiniz korkardınız. Abdülkadir Geylani Hazretleri “Sırrul Esrar” eserinde nefsin bir hayvan sıfatında gösterileceği ve özellikleri kısa da olsa yazılıdır. Araştırmalarınızda niçin tüm tarikatların kurucusu Abdülkadir Geylani hazretlerinin hiçbir açıklaması yoktur.

Âlim ya da arif olabilmek için kaç cilt eser okumak, hangi okulları okumak, ne tür ilimlerde bilgili ve güvenilir kaynak olmak gereklidir? Yüzlerce binlerce kitap okuyup, kopyala yapıştır yapmak insana ne kazandırabilir ki? İnsan ilk önce en büyük rehberini Kuran’ı okumalı, anlamaya çalışmalı ve hayatına sokmalıdır. Sizlerin karşıt tezlerinizde görüyoruzki, Kuran’a ve sünnetlere dayalı hiçbir açıklama yapılmamış. Aksine mümkün olduğunca kaçınılmıştır. Kuran ne diyor diyePeygamberim (sav) ne yapardı diye bir kere araştırıp okumamış olduğunuz halde araştır ve gör diye insanlara neyi yutturmaya çalışıyorsunuz? Kuran kesin bilgidir. Kuran ilimdir. Kuran yol gösterici en güzel kaynaktır. Kuran insana Rabbini, Peygamberini tanıtır öğretir. İslam’ın nasıl bir din olması gerektiği öğretir. Kulların kime iman etmesini, kimden yardım dilemesini apaçık ayetlerle anlatılmasına nasıl oluyor da kayıtsız ve itibarsız kalabiliyorsunuz?

Bakara Suresi’nin 2. ayetinde , “Kendisinde şüphe olmayan, muttakiler için yol gösterici olan bir kitaptır”. Rabbimizin Kuran’da her konuya açıklama getirip, bildirmiştir.

Bu Kuran düzüp uydurulacak bir söz değildir, ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin (çeşitli biçimlerde açıklaması) ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir. (Yusuf Suresi, 111. Ayet)
Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi, 89. Ayet)

 

KURAN’I KERİM, SÜNNETLER ve HADİSLER EN BÜYÜK EMANETİMİZDİR.Ona sahip çıkanlar müminlerdir.

 

Kuran’a kuvvetle bağlıdırlar. Tüm hareketlerini Kuran’a göre düzenlerler. Kuran’a göre yanlış olduğunu gördükleri bir tavırdan hemen vazgeçerler.

A’raf, 170. Ayet;  Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

 Maide Suresi 49. Ayet; Aralarında Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah’ın hükmünden yüz çevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insanların çoğu yoldan çıkanlardır.

Bakara Suresi 121. Ayet;  Kendilerine kitabı verdiğimiz ehliyetli kimseler onu, tilavetinin hakkını vererek okurlar. İşte onlar, ona iman ederler. Her kim de onu inkâr ederse, işte o inkârcılar hüsran içindedirler.

Hucurat Suresi 15. Ayet; Mü’minler ancak o kimselerdir ki Allaha ve Resulüne iman ettikten sonra şüpheye düşmeyip Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücahede etmektedirler işte onlardır ki sâdıklardır.

Müminler şeytanın etkisine girmezler. Onun adımlarına ayak uydurmazlar. Kuran ve Rabbimizin emirlerinin dışına çıkmaz, Rabbinden uzak olmaktan korkarlar. Ne cennet sevinci ne de cehennem korkusu değildir ibadetlerinde aşk ile yaparlar. Rabbinden uzak kalmalarını sağlayacak her türlü vesvese ve şüpheden uzak durmaya çalışır. Yanlızca O’na ibadet eder ve Yanlızca Ondan yardım dilerler. Rabbine sığınırlar.

Araf Suresi 201. Ayet; Allah’tan korkanlar, kendilerine şeytandan bir vesvese iliştiği zaman, durup düşünürler de derhal kendi basiretlerine sahip olurlar.

Hicr Suresi 39. Ayet; İblis şöyle dedi: “Rabbim! Beni saptırdığın için, mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!”

Hicr Suresi 42. Ayet: “Sana uyan azgınlardan başka, kullarımın üzerinde hiçbir nüfuzun yoktur.”

Nahl Suresi 99. Ayet; Şüphesiz ki iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde o şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur.

 

Allah’ın indirdiğiyle hükmetmeyenler kimlerdir?

 “İndirdiğimiz açık delilleri ve kitapta insanlara apaçık gösterdiğimiz hidayet yolunu gizleyenlere hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.” (Bakara Suresi 159. Ayet)

 

Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar da kötüdür. (Al-i İmran Suresi 187. Ayet)

 

Yüce kitabımız Kuran’ı Kerim’e sahip çıkmamak ise münafıklıktır.

Peki, münafık nedir? Gelin yine sizin görmezden geldiğiniz, açıp okumaktan ve üzerinde düşünmekten aciz olduğunuz Kuran’ ı Kerim’imizden ayetler ile size açıklayalım:

Bakara Suresi 8.-9. Ayetler; “Onlar, Allah’ı ve mü’minleri aldatmağa uğraşırlar; fakat kendilerinden başkalarını aldatamazlar da farkında olmazlar.”

Enfal Suresi 30. Ayet; Hani bir vakitler, o kâfirler, seni tutup bağlamak veya öldürmek veya sürüp çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı da, onlar tuzak kurarken Allah da karşılığında tuzak kuruyordu. Öyle ya, Allah tuzakların en hayırlısını kurar.

“Size de, Allah’ı bırakıp tapmakta olduğunuz şeylerinize, putlarınıza da yuh olsun! Siz, akıllanmaz mısınız?” Enbiyâ Suresi 67. Ayet

Kafirun Suresi 6. Ayet; “Sizin dininiz size, benim dinim banadır.”

 

Bizler sizin taptıklarınıza ibadet etmeyiz. Bizler tevhid ehliyiz Hamd olsun Rabbimize doğru yoluna ulaştırdı. Ne kadar şükretsek ne kadar hamd etsek azdır. Ama sizin gibi inkârcılar ile mücadele dinimiz için farzdır. Birçok insanın vebaline girip, kendinizi cehenneme götürdüğünüz gibi, masum insanları da kendinize yakıt etmekten vazgeçin artık. Müslümanların arasına nifak sokmayın. Fitne çıkarmayın artık.Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.Bakara Suresi 191.  Ayet.Dönün özünüze. Rabbinize. Dönün İslam’ın asıl yaşanması gereken İslam’ın kardeşi kardeşe düşürmek değil, sevgi dini olduğunu anlatın kendinize. Ve dahi çevrenize. Kişi sevdiği ile beraberdir hadisi gereğince kim bizim sevdiğimiz. Rabbimiz. O’nu anmaktan ve insanlara O’nun sevgisini, merhametini, affediciliğini, cömertliğini, gani oluşunu hiçbir karşılık beklemeden anlatmaktan başka ne yapıyoruz ki biz. Nedir bu kininiz öfkeniz? Nedir çekememezliğiniz? Nedir?

Anlamıyorsanız, gelin konuşun. Çıkın artık ortaya. Saklanmanın gizli gizli iftira atmaların sebebini ortaya koyun. Cesaretiniz var ise çıkın ortaya. Er meydanı. Yiğitseniz, çıkın da görelim…

Ama Allah’tan kaçamazsınız. Saklandığınız deliklerinizde dahi bulur sizi Rabbimiz.

Bundan böyle yeryüzünde istediğiniz gibi dolaşın; şunu da bilin ki, Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz ve Allah Herhalde kâfirleri rezil edecek! (Tevbe Suresi 2. Ayet)

Fitne çıkaran, kendine bir çeki düzen versin. Allah adına, Peygamber adına, İslam adına ne büyük kötülük yaptığının farkında olsun.

Fitne uykudadır. Fitneyi uyandırana Allah lanet etsin! Hadisi şerif.

Ashabım arasında fitne çıkacak, o fitnelere karışanları, Allahü Teâlâ benimle olan sohbetleri hürmetine affedecektir. Bu fitnelere karışan Ashabıma dil uzatan Cehenneme girecektir.  (Müslim)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir